Reklam

A Free Template From Joomlashack

A Free Template From Joomlashack

Emo Home
Mumları YakalımMumları Yakalım, Keyfimize Bakalım
Artık mumlara biçimleri, kokuları ve renkleriyle sadece bir aksesuvar olarak bakılmıyor. İnsan psikolojisini
etkilediğine dair ciddi iddialar var. Bunları bilmek ister misiniz?
 

Yeşil Mum:
Hareketin ve verimliliğin sembolü olarak görülüyor ve vücut-beyin enerjisini dengelediği söyleniyor. Doğa tutkusunu arttırdığı da iddialar arasında.
 
Mavi Mum: Renk uzmanlarına göre algı yeteneklerimizin uyanmasına ve içsel yeteneklerimizin farkına varmamıza yardımcı olan en etkili mum.
 
Beyaz Mum: Saflığın ve gücün sembolü olarak kabul ediliyor. Ayrıca birlikte yandığı diğer mumların da etkilerini artırıyor. Beyaz bir mum duman çıkarıyorsa, çevredeki negatif düşünce ve etkileri yok ettiği söyleniyor. Eğer duman bir süre sonra kesiliyorsa, o bölge her çeşit olumsuzluktan arınmış sayılıyor.
 
Siyah Mum: En güçlü ve koruyucu mumlar olarak kabul ediliyor. Pek çok dinde, ayin ve törenlerde siyah mumun kullanılması buna bağlanıyor. Uzmanlar, aşırı kullanımın depresyona yol açabileceğini iddia ediyor. Bu yüzden önerileri, siyah mumun, beyaz renkli mumlarla bir arada kullanılması.
 
Mumları YakalımKırmızı Mum: Bu yorumu yapmak için aslında uzman olmaya hiç gerek yok. Kırmızı aşk ve romantizmin sembolü olduğuna göre, kırmızı mumlar da aynı etkiyi yaratacaktır. Nitekim uzmanlarda aynı şeyi söylüyor.
 
Pembe Mum: Sevginin ve başarının sembolü olarak bakılıyor. Onurlu, bilinçli ve saf bir hayatın özellikleri pembe mumlarda toplandığı söyleniyor.
 
Turuncu Mum: Neşeyi ve yaratıcılığı artırdığı iddia ediliyor. Sonucunu görmek için ders çalışırken, çalışma masanızda turuncu mum yakarak küçük bir deney yapabilirsiniz.
 
Gri ve Gümüş Rengi Mum: Açıklığın ve şeffaflığın sembolü olarak görülüyor. İçinde gizli kalmış yetenekleri ortaya çıkarmak isteyen kişilere, çalışma esnasında bu mumlardan yararlanmaları tavsiye ediliyor.
 
Kahverengi Mum: Bu mumlar tarafsız, nötr özellikler taşıyor. Kısacası negatif veya pozitif bir etkisi olduğundan söz edilmiyor.
 
Mor ve Eflatun Mum: Bu renk mumların kişide başarı ve arzularını harekete geçirdiği ifade ediliyor.
 
bilgi-merkezi.net
Havadar ve Dingin Renk: Mavi
Dinlendirici ve dingin: Mavi. Ruhun gıdası, ilham kaynağı ve masalsı evlerin anahtarı. Niçin mavi kullanmalı?
Devamını oku...
Sarı Evler'de Daireler Hemen Teslim
Sarı evler’de daireler hemen teslim edilirken, fiyatlar 175 bin liradan başlıyor. 120 aya kadar vade seçenekleri
Devamını oku...
LCD Televizyon Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sadece mağazalardaki ev elektroniği stantları geniş değil; buna ek olarak teknoloji ve
Devamını oku...
Şu anda 28 ziyaretçi çevrimiçi


Anasayfa Sektörel Blog Türk Mobilyasının Dünyadaki Yeri
Türk MobilyasıTürk Mobilyasının Dünyadaki Yeri
Mobilya Sanayicileri Derneği (Mosder) Başkanı Memduh Boydak, Türk mobilya sektörünün üretim, satış ve pazarlama açısından dünya ülkelerinin gerisinde olduğunu, fakat buna rağmen sürekli büyüyen, gelişen bir sektör konumunda olduğunu.
 
Memduh Boydak, ''MOSDER Sektör Buluşmaları'' adlı toplantıya katılmak üzere geldiği Bursa'nın İngöl ilçesinde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, resmi verilere göre dünyada yıllık 220 milyar avroluk mobilya üretimi gerçekleştiğini bildirdi.
 
''Sektör Dünya Ülkelerinin Gerisinde"
Türk mobilya sektörünün henüz istenilen düzeyde olmadığını ifade eden Boydak, şöyle konuştu: ''Maalesef şu anda ülkemizdeki mobilya sektörünün yaptığı üretim, satış ve pazarlama, mobilya üretimi gerçekleştiren dünya ülkelerinin çok gerisinde. Ancak buna rağmen her yıl büyüyen gelişen bir sektör konumundayız. 2000 yılında 170 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Türkiye, 2005 yılında ise bu rakamı 879 milyon dolara çıkardı. Yani sektörümüz ortalama yüzde 20'ler seviyesinde büyüyor, gelişiyor. Şu an dünya genelindeki mobilya ihracatında 22-23'ncü ülke konumundayız. Ancak bu normal, çünkü önümüzde daha yol var. Eğer dinamikleri harekete geçirir ve sektörün yolunu açarsak, daha iyi yol kat edebiliriz. Türkiye, coğrafi konumu itibariyle ihracata yakın bir ülke, bu avantajı ülke olarak kullanmak zorundayız.''
 
Sorular
Boydak, sökterin sahip olduğu avantajların yanı sıra altyapı anlamında eksiklikleri de bulunduğuna değinerek, şöyle devam etti: ''Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de sorunlar var. Bunların başında ise markalaşma geliyor. Hala biz dünyada aranan marka değiliz. Bunun yanı sıra finansman sorunları var, yani yeterince sermaye yok. İç ve dış pazarda yine eksikler var, pazarlama noktasında kendimizi ve ülkemizi yeterince tanıtamıyoruz. Ayrıca sektörümüzde vasıflı ve deneyimli işgücü bulmakta zorluklar yaşıyoruz. Biraz da tasarım sorunu var. Tasarım dinamikleri yeterince iyi değil, ancak bu sorunu çözmek için üniversitelerle görüşmeler yapıyoruz. Yaşanılan diğer bir sıkıntı ise ölçek yetersizliği. Bölge ve ülke çapında firmalarımız olmasına rağmen uluslararası bazda ihtiyaca cevap verebilecek firmalarımız çok az. Bu da gelişimdeki hızımızı frenleyen nedenlerden biri. Hammadde fiyatlarının yüksekliği ve kısmen kalite anlamında yaşanılan sorunlar da sektörümüzün sıkıntıları arısında.''
 
İhracatın ithalata endeksli hale geldiği Türkiye'de mobilya sektörünün hammaddeyi yurt içinden sağladığını, bu nedenle ithalat-ihracat dengesine önemli katkı yaptığını ifade eden Boydak, sektörün Çin'den kontrolsüz gelen mobilyalar nedeniyle endişe duyduğunu da kaydetti.
 
Çin mobilyalarının sektöre büyük zarar vermeye başladığını vurgulayan Boydak, şunları söyledi: ''Çin'den yapılan ithalat rakamları 2003'de 7,7 milyon dolarken, bu rakam 2004'te 25 milyon dolara, 2005'te ise 56 milyon dolara çıktı. Bizler hükümetten bunu dikkate almasını istiyoruz. Bunun yanı sıra kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçilmeli, standartlar yeniden belirlenmelidir. Devletimiz bizi dünya pazarlarıyla ilgili bilgi sahibi yapmalı, bunun altyapısını da kurmalı.''
 
haberler.com