Reklam

A Free Template From Joomlashack

A Free Template From Joomlashack

Lobeyla Mobilya
Hangi Renk ?
“Yosun Yeşili” mi, “Arktik Mavi” mi? Üstelik birbiriyle uyumlu görünecek en az 2 tona ihtiyacınız olacak, ama hangileri?
Seçiminizi yaparken
Devamını oku...
Cesur Desenler ve Renkler Farklı Kılar
- Unutmayın, kanepenizin üzerine atacağınız yastıklar, çevreyi renklendirecek cam aksesuvarlar salonunuzun
Devamını oku...
Sunrise Residence’ın ‘Anti-Stres Teknolojisi’ Türkiye’de Bir İlk
Gaffaroğlu İnşaat tarafından Büyükçekmece, Mimaroba’da tamamlanan
Devamını oku...
Profilo ile Sorunsuz Ütü
Profilo Dayanıklı Ev Aletleri’nin yeni ütüleri dağ gibi çamaşıra meydan okuyor, ütü yapmak artık sorun olmaktan çıkıyor.
Devamını oku...
Şu anda 17 ziyaretçi çevrimiçi


Anasayfa Gezi Rehberi Gökçeada da Tatil
GökçeadaGökçeada
Gök­çea­da, yüz­yıl­lar ön­ce­sin­den ge­len  ve 1970 yılına kadar kullanılan is­miy­le İm­roz, Ku­zey Ege’de­ki iki Türk ada­sın­dan bi­ri. Tür­ki­ye’nin en bü­yük ada­sı olarak Boz­caa­da’nın yak­la­şık se­kiz ka­tı bü­yük­lü­ğün­de. Tür­ki­ye’nin en ba­tı ucu olduğu için ‘gü­ne­şin en son bat­tı­ğı yer’ ol­ma ün­va­nı­na sahip.
 
Gök­çea­da, Ça­nak­ka­le’ye bağ­lı bir il­çe. Yerleşim ilçe merkezi dışında 10 köye dağılmış durumda. Adaya ula­şım, sa­de­ce de­niz yo­luy­la sağ­la­nı­yor. Bunun için bir arabalı feribot ve sadece yayalar için olan deniz otobüsü kullanılıyor. Ada içinde her türlü ulaşım aracı kullanılıyor.
 
GökçeadaGök­çea­da, do­ğal ya­şa­mı­nın zen­gin­li­ğiy­le öne çıkan bir yer. Flora ve faunasındaki çeşitlilik, su kaynaklarının bol olması adanın dikkat çekici özellikleri. Üstelik ana­ka­ra­dan uzak ol­ma­sı doğasının in­san bas­kı­sıy­la bo­zul­ma­sı­nı en­gel­le­miş. Tür­ki­ye’nin ilk su­al­tı par­kı bu­ra­da ilan edilerek de­niz­de­ki, organik tarım konusunda pilot bölge seçilerek karadaki do­ğal ya­şam ko­ru­ma al­tı­na alın­mış.
 
Zeytin ağacı ve onun nimetleri adanın yüzyıllar öncesinden gelen ve hala yaşatılan değerleri. Zeytincilik kökeni çok eskiye dayanan bir uğraş. Adada 300-400 senelik zeytin ağaçları görmek mümkün. Son yıllarda organik tarıma geçişle adada üretilen zeytinyağının lezzetine bir de garantili doğallığı eklenmiş.
Son yıllarda gelişmekte olan organik tarım adanın geleceğinde önemli bir rol üstleniyor. Adada organik ürün satan birçok işletme bulunuyor.
 
GökçeadaGök­çea­da de­ni­zi, Tür­ki­ye’nin en te­miz de­niz­le­rin­den bi­ri ola­rak, hem yüz­mek hem de da­lış yap­mak için ideal. Ada­nın et­ra­fın­da de­ni­ze gi­ri­le­bi­le­cek çok sa­yı­da ba­kir koy bul­unu­yor. Dalış yapanları ise zengin bir sualtı bekliyor.
 
Gök­çea­da rüzgarlı iklimi ve ken­di­ne öz­gü coğ­ra­fik ya­pı­sı sayesinde sa­de­ce Tür­ki­ye’nin de­ğil dün­ya­nın önde ge­len sörf mer­kez­le­rin­den bi­ri ol­ma­ya aday. Özellikle Bulgar sörfcüler sayesinde canlananan sörf ortamı, her geçen gün gelişiyor.
 
Adanın en eski yerleşim yerleri olan Rum köyleri nostaljik havaları ile etkileyici mekanlar.  Ara sokaklarında dolaşmak yüzyıllar öncesinden gelen bir hikayeyi dinlemek gibi büyülüyor insanı. Köylerde eski kahveler açık oluyor. Bazılarında yemek yiyebileceğiniz yerler de bulunuyor.
 
Adada yoğun olarak keçi ve koyun yetiştiriciliği yapılıyor. Ama diğer yerlerden farklı olarak hayvanlar, çobansız ve özgür bir şekilde otluyor, floradaki kekikle ve yabani bitkilerle besleniyor. Serbest hayvancılık adanın köklü geleneklerinden biri haline gelmiş. Bu hayvanlardan çok lezzetli ve organik diyebileceğimiz kırmızı et elde ediliyor. O yüzden adanın et yemeklerine doyum olmuyor.
 
Turizm son yıllarda bir hareketlenme görülse de yeterli olmadığı kesin. Adada yaygın olarak ev pansiyonculuğu yapılıyor. 2-3 butik otel ve resort otel de bulunuyor. Konaklama fiyatları Ege'deki birçok tatil yöresine göre oldukça ucuz!
 
Ulaşım
GökçeadaGök­çea­da’ya ula­şım sa­de­ce de­niz yo­luy­la sağ­la­nı­yor. Ges­taş ta­ra­fın­dan dü­zen­le­nen de­niz ula­şı­mın­da, 1 ara­ba­lı fe­ri­bot ve 1 de­niz oto­bü­sü kul­la­nı­lı­yor. Ges­taş’ın 2008 yı­lın­da al­dı­ğı ro-ro tipi ye­ni ara­ba­lı fe­ri­bot ve de­niz oto­bü­sü sa­ye­sin­de Gök­çea­da’ya ula­şım es­ki­ye oran­la ar­tık çok da­ha hız­lı yapılıyor.
 
Oto­büs­le
Gök­çea­da’ya se­fer ya­pan iki oto­büs şir­ke­ti bu­lu­nu­yor. Yaz dö­ne­min­de İs­tan­bul-Gökçeada arasında her­gün sa­bah ve ge­ce ol­mak üze­re kar­şı­lık­lı iki se­fer ya­pı­lı­yor. Oto­büs­ler kal­kış ve va­rış­la­rı­nı ada­nın için­den ya­pı­yor. Kış dö­ne­min­de otobüsler adaya geçmiyor. İstanbul-Çanakkale otobüslerine binerek Ecea­bat’ta in­meniz ve oradan Kabatepe minübüsüne binmeniz gerekiyor.
 
An­ka­ra, Bur­sa, Es­ki­şe­hir istikametinden ge­len oto­büs­le­rin son du­ra­ğı Ça­nak­ka­le. Otobüsten indikten sonra Ça­nak­ka­le-Gök­çea­da arasında dü­zen­le­nen de­niz oto­bü­sü se­fer­le­ri­ne denk gelirseniz ada­ya var­ma­nız sadece 1 saat sürecek.
 
Denk gel­mez­se­niz, Ka­ba­te­pe’den kal­kan fe­ri­bot­la­ra bi­ne­bi­lir­si­niz. Bu­nun için ön­ce bo­ğa­zı geç­me­niz son­ra Ka­ba­te­pe li­ma­nı­na gi­den mi­nü­büs­le­re bin­me­niz ge­re­ki­yor.
 
İz­mir otobüsü ile ge­len­ler Çanakkale yerine Ecea­bat’ta ine­bi­lir ve ora­dan Ka­ba­te­pe li­ma­nı­na gi­den mi­nü­büs­le­re bi­ne­bi­lir.
 
Uçak­la
Gök­çea­da’ya di­rek uçak se­fer­le­ri bu­lun­mu­yor. THY’nın İs­tan­bul-Ça­nak­ka­le uçuş­la­rı­nı kul­la­na­rak Ça­nak­ka­le üze­rin­den ada­ya ulaş­ma­nız müm­kün.
 
Ha­va­ala­nı, Ça­nak­ka­le mer­ke­zi­ne 2 km. me­sa­fe­de bu­lu­nu­yor. Ser­vis ara­cı ya da tak­si ile Ça­nak­ka­le Fe­ri­bot İs­ke­le­si­ne gel­dik­ten son­ra, eğer saatlerine denk ge­lir­se­niz, Ça­nak­ka­le-Gök­çea­da ara­sın­daki de­niz oto­bü­sü ile ada­ya ko­lay­ca ula­şa­bi­lir­si­niz. Denk gelmezseniz Kabatepe’den kalakan arabalı feribotu kullanabilirsiniz.
THY İstanbul-Çanakkale se­fer­le­ri Pa­zar­te­si, Çar­şam­ba ve Cu­ma gün­le­ri ya­pı­lı­yor.
 
De­niz Yo­luy­la
Ada­ya özel tek­ne­le­riy­le  ulaş­mak is­te­yen­le­rin ya­na­şa­bi­le­ce­ği iki ko­ru­nak­lı li­man bu­lu­nu­yor ada­da. Bun­lar, fe­ri­bo­tun ya­naş­tı­ğı Ku­zu­li­ma­nı ve ku­zey­do­ğu­da­ki Ka­le­köy Li­ma­nı. Be­le­di­ye­ye bağ­lı bu li­man­lar­dan elek­trik, su, ya­kıt gi­bi ihtiyaçlarınızı gidermeniz mümkün.
 
Ara­bay­la
İs­tan­bul’dan ge­lir­ken TEM oto­yo­lu üze­rin­den Te­kir­dağ, Ke­şan, Ge­li­bo­lu, Ecea­bat is­ti­ka­me­tin­de iler­le­ye­rek Ka­ba­te­pe Li­ma­nı’nın­a ulaşılıyor.
 
İz­mir, An­ka­ra, Es­ki­şe­hir, Bur­sa’dan ge­lir­ken Ça­nak­ka­le Boğazı’nı geçmeniz gerekiyor. Bunun için 3 seçeneğiniz bulunuyor.
 
Çanakkale Boğazı'nı Geçmek İçin
GESTAŞ ile Çanakkale-Eceabat: Çanakkale merkezinden kalkan arabalı feribotlarla yolculuk 25 dakika sürüyor. Feribotlar her saat başı karşılıklı olarak ve bütün gün boyunca seferlerine devam ediyor. Bu geçiş için aldığınız bilet ile Gökçeada feribotuna ücretsiz binebiliyorsunuz.
 
GESTAŞ ile Kepez-Eceabat: Sadece yaz döneminde uygulanacak bu seferler şehir merkezine giremeyen ağır vasıtalar için, 2009'da yeni başlatıldı. 8.30-23.30 arasında saatte bir kalkıyor. Böylece Çanakkale'den saat başı kalkan feribotu kaçırırsanız sadece yarım saat sonra Kepez'den kalkana binebilirsiniz. Bu geçiş için aldığınız biletle de Gökçeada feribotuna ücretsiz binebiliyorsunuz.
 
Arabalı Motor ile Çanakkale-Kilitbahir: Çanakkale merkezinden kalkan arabalı motorlar ile boğazın en dar yerinden 5 dakikada karşı kıyıya ulaşılıyor. Kabatepe'ye varmak için daha uzun süre araba kullanmanız gerekiyor.
 
Tarihi
Gök­çea­da ta­rih bo­yun­ca, Avrupa-As­ya ara­sı köp­rü gö­re­vi­ gö­re­rek de­vam­lı el de­ğiş­ti­ren bir ge­çit mer­ke­zi ol­muş.
 
GökçeadaAda­nın is­kan ta­ri­hi­nin ne ka­dar es­ki­ye git­ti­ği­ne da­ir ke­sin bil­gi­ler bu­lun­mu­yor. Ama ilk yer­le­şen­le­rin Pe­lasg’lar ol­du­ğu ka­bul edi­li­yor. Pe­lasg’lar­dan son­ra kı­sa sü­re­li ola­rak Pers­ler’in ege­men­li­ği­ne gir­iyor. Ati­na­lı­lar ile Pers­ler ara­sın­da MÖ.448’de ya­pı­lan ba­rış ne­ti­ce­sin­de Ati­na’ya bağ­lanıyor.
 
M.Ö.215-168 yıl­la­rı ara­sın­da Ati­na­lı­lar ile Ro­ma­lı­lar ara­sın­da 47 yıl sü­ren Ma­ke­don­ya Sa­vaş­la­rı so­nun­da, Ro­ma İm­pa­ra­tor­lu­ğu’nun eli­ne geç­iyor.Ro­ma’nın iki­ye ay­rıl­ma­sın­dan son­ra Do­ğu Ro­ma’nın(Bi­zans) pa­yı­na dü­şüyor. Bi­zans ege­men­li­ğin­de ge­çen uzun bir dö­nem­de dö­nü­şüm­lü ola­rak Ve­ne­dik ve Ce­ne­viz­li­le­rin de ha­ki­mi­ye­ti­ne gir­iyor.
 
Bi­zans’ın 1204’de La­tin­ler ta­ra­fın­dan is­ti­lâ­sı sı­ra­sın­da Ce­ne­viz­li­le­rin eli­ne ge­çe­rek Ge­li­bo­lu Dü­ka­lı­ğı­’na bağ­lan­ıyor. Bi­zans İm­pa­ra­tor­lu­ğu’nun son yıl­la­rın­da Ce­ne­viz­li Got­ti­lu­si­a Ai­le­si, Ege’de­ki di­ğer ada­lar­da yap­tığı gi­bi bu­ra­da da ege­men­lik kur­uyor.
 
1262 yı­lın­da Mic­ha­el Pa­la­eo­lo­gos İm­pa­ra­tor­lu­ğu ta­ra­fın­dan iş­gal edi­le­rek, 15. yüz­yı­lın or­ta­la­rı­na ka­dar on­lar ta­ra­fın­dan yö­ne­til­iyor.
 
1453 yı­lın­da İs­tan­bul’un Os­man­lı­ İmparatorluğu ta­ra­fın­dan fet­he­dil­me­si ile Gök­çea­da’da­ki Bi­zans güç­le­ri ada­yı ter­ke­de­rek ken­di ka­de­riy­le baş­ba­şa bı­rakıyorlar. Bu­nun üze­ri­ne Gök­çe­ada­lı de­le­ge­ler Fa­tih Sul­tan Meh­met ile gö­rüş­mek üze­re İs­tan­bul’a giderek ada­nın Os­man­lı ha­ki­mi­ye­tinde es­ki dü­ze­ni­ni sürdürmesini sağlıyorlar.
 
1455’de Os­man­lı top­rak­la­rı­na ka­tı­lan ada, Os­man­lı­ ile Ve­ne­dik­ ara­sın­da ge­çen sa­vaş­lar­la dö­nem dö­nem el de­ğiş­tiriyor. Ka­nu­ni Sul­tan Sü­ley­man za­ma­nın­da ada va­kıf ilan ediliyor. Bu sayede mal varlığı korunan ve arttırılan Gökçeada, Osmanlı hakimiyeti altında 20.yy’a kadar refah içinde yaşıyor. 1800’lü yıl­la­rın ba­şın­da bir­çok Ege ada­sı, Yu­na­nis­tan’a bı­ra­kıl­ma­sı­na rağ­men Gök­çea­da Os­man­lı’da kalıyor.
 
1912 ta­rih­li 1. Bal­kan Sa­va­şı sı­ra­sın­da Yu­na­nis­tan Gök­çe­aa­da’ya giriyor. 1913 tarihli Ati­na Ant­laş­ma­sı ile Gök­çea­da ve Boz­caa­da dı­şın­da­ki tüm Ege Ada­la­rı Yu­na­nis­tan’a ve­riliyor. Ama bu ara­da baş­la­yan Bi­rin­ci Dün­ya Sa­va­şı se­be­biy­le Yu­nan­lı­lar ada­da ka­la­rak, An­zak, İn­gi­liz ve Fran­sız güç­le­ri­nin ada­yı de­niz ve ha­va üs­sü ola­rak kul­lan­ma­la­rı­nı sağ­lıyor.
 
Gök­çea­da, Lo­zan Ba­rış Ant­laş­ma­sı so­nu­cun­da  22 Ey­lül 1923 ta­ri­hin­de Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti top­rak­la­rı­na ka­tıl­ıyor. Bu ta­rih her se­ne Gök­çea­da’nın kur­tu­luş gü­nü ola­rak kut­la­nı­yor.
 
Mitolojide Gökçeada
"Denizin diplerinde ,uçurumlarda,
Tenedos'la kayalık İmroz arasında
Bir mağara vardır;geniş,kocaman.
Dinlendirirdi orada atlarını POSEİDON;yeri sarsan.
 
Çözdü arabadan,tanrısal yemlerini koydu önlerine.
Bağladı ayaklarına altın zincirler
Bunlar kırılmaz,çözülmez zincirlerdi
Efendileri gelene dek ayrılamazlardı oradan
Kendi de Akhalar’ın ordusuna doğru yürüdü gitti.
 
İlayda XIII-33., Homeros
M.Ö. 1200'lü yıllarda geçtiği varsayılan Troya Savaşı'nı konu alan İlyada Destanı, Homeros tarafından M.Ö. 750'li yıllarda yazılmış. Destanda adı birçok kez geçen İmroz'dan hep kayalık olarak bahsedilir.
 
Yunan Mi­to­lo­ji­ine gö­re Gök­çea­da(İm­roz) ve Se­ma­di­rek ada­la­rı ara­sın­da Ak­hil­le­us’un an­ne­si The­tis’in sa­ra­yı, Gök­çea­da ile Boz­caa­da (Te­ne­dos) ada­la­rı ara­sın­da ise Po­sei­don’un ka­nat­lı at­la­rı­nın ahır­la­rı bu­lu­nu­yor.
 
Ho­me­ros’a gö­re İm­roz­lu­lar Tro­ya sa­va­şı sı­ra­sın­da Tro­ya­lı­la­rın ya­nın­da yer al­mış­lar. Yu­nan­lı sa­vaş­çı Ac­hil­les ta­ra­fın­dan esir edi­len ve Lim­ni’ye kö­le ola­rak sa­tı­lan Tro­ya Pren­si Lyca­on, İm­roz Kra­lı Eti­on ta­ra­fın­dan bü­yük mik­tar­da pa­ra öde­ne­rek kur­ta­rıl­mış.
 
An­tik ta­rih­çi Tho­uky­di­des, İm­roz­lu­la­rın Ati­na­lı göç­men­ler so­yun­dan ol­duk­la­rı­nı ve Hel­len di­li­ni de Ati­na­lı­lar gi­bi İon leh­çe­siy­le ko­nuş­tuk­la­rı­nı söy­lü­yor.
 
Lu­wi di­lin­de “Yü­ce Ana Tan­rı­ça” an­la­mı­na ge­len “İma­u­ra” söz­cü­ğü­nün Hel­len ağ­zın­da ön­ce İmu­ros, da­ha son­ra da İm­bros’a dö­nüş­tü­ğü söy­le­ni­yor. İm­bros, ço­rak top­rak­lar­da­ki be­re­ket tan­rı­sı an­la­mı­na ge­li­yor.
 
Nerede Kalınır
GökçeadaGökçeada'ya ilk defa gelecek olanlar konaklama yerine karar verirken kararsız kalabilir. Çünkü burası büyük bir ada ve ada merkezi dışında da konaklayabileceğiniz birçok seçeneğiniz bulunuyor. Karar vermeden önce haritadan ilgili yerlere bakıp mesafeleri de gözönünde bulundurmanızda fayda var.
 
Denize girilebilecek koylara yakın olmak isteyenler güney kıyılarını yani Aydıncık ve Yuvalı Plajı civarlarını seçmeliler.
 
Adanın sosyal hayatına yakın olmak isteyenler  Ada Merkezini, Yeni Bademli ve Kaleköy Limanını seçmeliler.
 
Gökçeada'yı nostaljik bir ortamda yaşamak isteyenler ise Rum Köylerini seçmeliler.
 
Konaklama Kriterleri İle İlgili Açıklama
Fiyat Aralığı Nasıl Belirlenir?
1 kişi için, oda-kahvaltı(OK), çift kişilik odada 1 gece konaklama, yüksek sezon fiyatları baz alınmıştır.
 
Yüksek Sezon Ne Zamandır?
Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül ayları,
Kurban ve Şeker Bayramları,
23 Nisan-19 Mayıs-1 Mayıs- 30 Ağustos-29 Ekim tatilleri
 
Ne Yenilir
Gökçeada, turizmin yeni yeni gelişmeye başladığı bir yer. Restorancılık da aynı hızda ilerliyor.
 
Ada merkezinde, turistik restorandan çok ada halkının, adada geçiçi olarak bulunan asker ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik mekanlar bulunuyor. Ev yemeği ve kebap türünde yiyecekler sunuluyor.
Sadece iki tanesi içkili balık restoranı.
 
Merkezde bulunan restoranlar yaz-kış açık oluyor.
 
Gökçeada'nın köyleri cazibesi olan şirin yerleşim yerleri. Buradaki restoranlar  etkileyici manzaraları ve konumlarıyla keyiflie yemek yenilebilecek mekanlar.
 
Bir çoğu aslında otel olarak hizmet veriyor, ama dışarıya da restoran hizmetleri bulunuyor.
 
Genelde dış mekan oldukları için sadece yaz sezonunda açık oluyorlar.
 
Plajlarda ise daha çok gündüz plaj keyfi yaparken yemek yiyebileceğiniz mekanlar bulunuyor. Çoğu Aydıncık'da.
 
Gökçeada restoranlarında istinasız zeytinyağı kullanılıyor. Ayrıca çoğu işletme kendilerine ait bahçelerde doğal yöntemle yetiştirdikleri sebzeleri kullanıyorlar.
 
Aynı zamanda hayvancılıkla uğraşanlar, etli yemeklerinde kendi hayvanlarının etlerini kullanıyorlar.
 
Size de doğallığını koruyan bir adada olmanın keyfini ve lezzetli yemeklerini tatmak kalıyor.